Archive for Nisan 2009

yalama oldum

Nisan 30, 2009

iyice günlük olmaya başladı benim tatlı gelişimimi yazmayı düşündüğüm blogcuğum… bi halta benzemiyor artık sanırım… 

ama nefes alamazken… nasıl olur ki… yemek yemek bile zorken yemekle alakalı bişeyler nasıl bulunur ki?

hevesim yok hiç bişeye. sadece kimse kimseyi aldatmasını tavsiye ediyorum non-stop…

yaşadığım acıyı paylaşma sebebim de azıcık bu. aldatılan kişi korkunç kötü hissediyor. o kadar çok anlattım ki bunu… kendim bile yabancılaşıyorum olanlara…

beni kırmıyor bir başkasının sevdiceğe olan ilgisi… yazdıkları…

beni kıran kısım onun başkalarına da ilgi duyabileceği, iltifat edip, flörte kalkışabileceği. 

aldatılmanın en bilinen hissi intikam hissidir belki. o da yok. o da yalan. kısasa kısas diye bişey de yok. zaten şu an istesem de yapamam. olmaz. kimse beni beğenmez. o kadar çirkinim. o kadar nemrutum… son bi haftadır dünyanın en çirkin insanıyım. gözlerimin içindeki ışık olmadan nasıl güzel olurum ki? keyfim yokken nasıl başkaları ile muhabbet ederim…

ona yazmış; bankadaki numaratörleri bitirirsin taliplerin sıraya girse…. benim taliplerim bile yok. değil sıraya girdiklerinde numaratörleri bitirsinler… bana hayatımın hiç bi döneminde herkes hasta olmadı… sadece beni tanıyan ve benim izin verdiğim insanlar yaklaşabildi…

gene ona yazmış; onunla aynı yerdeyken kafasını yastığa koyduğunda huzurlu uyuyormuş… duru bi nehir gibiymiş, akıntıdan sonra içindeki taşlara dokunulabilecek… onun sıcaklığını sabah iliklerinde hissetmek istermiş…

hayat garip….

insan nası toplar ki kendini….

ha bi de ona yazdığı şeyler içinde çok hoşuma giden bi cümlecik var…

“zor güveniyorsun, zamanında çok güvenmenin acısı hala damağında. eminim uzaklarda görmek istediğin yerler vardır, hafızası olmayan. bir gün göreceğini düşünüyorum…”

ne kadar güzel yazmış… sanki bana yazmış kadar güzel… benim şu anımı anlatan…

damağımda çok güvenmenin acısıyla hafızası olmayan, uzakta ki yerlerin hayalini kuruyorum…

huh…

geyik

Nisan 24, 2009

  ah ah…

  2,5 yıl… a.q.

  2,5 yıl…

  2,5 yıl sonra boynuzlandım. insan aldatılınca ne hisseder. ne hissetmez. ne yapar, ne yapmaz. ne yazmaz… ne yazar…

ifade güçlüğü çektiğim kesin şu an… fark et, idrak etmeye çalış, sor, kandırılmaya çalış. alıştığın mimiklerin yalan söylerken değişmediğini gör, gözlerinin içine baktığın sevdiceğinin aynı adam olmadığını hisset… yüzüne vur, tekrar sor. tekrar kıvırmaya çalışırken izle, fark ettim de, kıvırmadığı şok yaşadığı anı gör, anlatırken dinle…

bas git… 2,5 yıl için için sızlasın…

samsung sgh-m310

Nisan 22, 2009

Bir süredir telefon ihtiyacım vardı. çok sevdiğim m600i (sony ericsson) telefonumu sevdiceğime kaptırınca bana da eski püskü, tuşları iyi basmayan bir nokia kaldı. Bir süre vodafonun bedava verdiği bir telefonu kullandım ama onun da titreşimi yoktu…

Aradım taradım, bir süre emaneten p990i (sony ericsson) kullandım, beğenmedim… en sonunda telefondan neler bekliyorum diye bir liste yaptım…

-düşük sar değeri

-ucuz fiyat

-hafiflik

ne mp3 dinlerim telefondan (sony mp3 player + sennheiser kulaklık ikilisine tapıyorum) ne de fotoğraf çekerim (nikon d40’ıma bayılıyorum)  arada bir mesaj yazarım, her sabah alarmını kurarım… O kadar…

İsteklerime en uyan telefonun bu olduğuna karar verince hemen hepsiburada.com’dan siparişimi verdim.

Valla taleplerimin üzerinde çıktı desem yerdir. Çabuk şarj oluyor, pili uzun dayanıyor, hafif, sar değeri fena değil, 120 TL…

kullanımı biraz zorladı açıkçası… ama alıştım…

zamanlı

Nisan 22, 2009

gittigidiyor.com a merak saldım =)

ikinci el ciciler aldım kendime =) gittigidiyorun en büyük sıkıntısı bence ikinci el hadisesi. yeterince ikinci el yok. genel talep de yeni ürünlere olduğu için o güzelim ikinci el kıyafetler, çantalar arada heba olup gidiyor. muhteşem iki çanta, iki cüzdan, bir tayt aldım… arada 3 tane de kitap…