Zaman zaman – facebook üzerine

Arada sırada, bazı bazı kapıldığım bir his var… Karşımdaki insanı tanımıyormuşum gibi geliyor. Hayatımı internetsiz, sosyal paylaşım?!! denen fasiliteler olmadan yaşıyor olsam bu hisse kapılmaz mıydım acep diye tereddüte kapılıyorum.

Kısmen de olsa tanıyorum dediğim arkadaşım fbooktan ya da twitterdan bir şey yazıyor, ya da başka birileri ile iletişime geçiyor. Hop yabancılaşıveriyorum. Onca zamanı boşa harcamışım gibi geliyor, hevesim kaçıyor. Bunu bir arkadaşım ile sürekli yaşadım, yıllarca… En sonunda arkadaş olmamaya karar verdik, çok acı veriyor hala vardığımız nokta.

Ha keza benzer başka durumlar da var, (sesli ve filtrelemeden düşünüyorum, saçmalarsam affola lütfen) normal hayatta?!! tanıdığım insanları belli kalıplara oturtuyorum, etiketler yapıştırıyorum sanırım, sonra bu etiketlerin ve kalıpların dışına çıkan davranışlarında irite oluyorum.

Misal; (buradan sonrası aşk resmi geçidi vol.2 başlığı altında da yazılabilir aslında)
ben bir çocuğu çok sevdim, bir süre bir arada bulunduk kendi çapımda tanıdığıma inandım, belli etiketler yapıştırdım ona, belki de olmasını istediğim insan gibi gördüm. Bir kızla ilişkisi olduğunu duydum, ama bir türlü ikna olmadım. Duydum dediğim de kendisinden de duydum =) direkt bana değil ama bir arkadaş grubu içerisinde başka biri sorduğunda ortaya anlattı (ben insanların özel hayatlarını merak etmiyorum, bu konudaki mottom “eğer isterse anlatır”dır.) Sonra birazcık ayrı gayrı düştük, ama ben hiç inanmadım o kızla birlikte olduğuna…

İnanmama sebebim ise çok komik… Facebookta kızı buldum =) fotoğraflarına baktım ve etiketledim; ucuz!

Yahu bana ne, belki dünyanın en entellektüel insanı, belki süper akıllı, belki inanılmaz bir enerjisi var… Her türlü süperliğe sahip olabilir, kızı tanımıyorum bile. Belki de hakikaten ucuz, sığ biri? Ve bizim andaval böyle kızlardan hoşlanıyor? Bok yemenin düştüğü taraftayım, ama kendi kendime canımı sıkmaktan da uzak kalmıyorum.

Kızı neden ucuz (of ucuz kelimesinden nefret ettim, bir hemcinsimi böyle adlandırıyor olmak, kategorize etmek salakça geliyor ama ortada bir gerçek var ki; hoşlandığım çocuk ondan hoşlanıyor… Ne desem revadır, hakkımdır?) Ne diyordum? Kızı nasıl ucuz kategorisine aldığımı itiraf edecektim; kızın 60 tane kadar fotosunu gördüm, hepsi genç neslin facebookluk fotoğraf dediği türden şeyler, kafa hafif yana, burun aşağı v.s. v.s. yok kuaförde aynada poz vermeler, yok tatil yöresinde tepeden çekilmiş fotolar… Hiiiiç kötü göründüğü bir foto yok, kendi fotoğraflarıma ve yakın/sevdiğim insanların fotoğraflarına bakıyorum; bizim fotolar yaşayan fotolar… Hiç biri poz verilmiş değil, poz verilenler de yaşıyor, hatırası olan şeyler hep… Bakınca güzel şeyler hissettiren şeyler. Ama o kızınkiler, hep poz, hep açı… Belki de benden güzel diye, belki de hoşlandığım çocuk benim bir tane bile fotoğrafımı like’lamış değilken, o kızın en saçma, en baldır bacak fotosunun altında like’ı var =(  Hissettiğim şey kıskançlık… Bu hissi sevmiyorum. Hatta o kadar sevmedim ki şu kadar yazdığım şeyi silip sonsuzluğa göndermek istedim, utandım kendimden… Ama ibreti alem amaçlı, kendime aslında ne olduğumu göstermek için… Yayınlan

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: