Archive for the ‘denedim’ Category

scarab

Eylül 1, 2010
2 gün evvel mürekkep rengi bir oje sürmüştüm, Alix Avien markalı bu şahane oje sanki siyahmış gibi davranan fakat azıcık ışıkta adeta mürekkeple boyanan tırnakları, mavi mavi parlatan, simsiz, opak bir ojecik…. Aslında fotoğraflarını çekerken onun da çekmiştim ve numarası da görünüyordu ancak anlam veremediğim bir sebepten sildim henüz SD karttayk
Yeni bir oje blogu olmasına rağmen pek sevdiğim oje delisi şu linkte göstermiş şahane lacivert ojeyi…
Sonra dün dedim ki; ben bunun üzerine birşeyler süreyim de 2 gün daha kullanayım, nasılsa koyu renk oje çıkarırken anam ağlayacak bari değsin…
Aklıma mavi mavi parlasın diye golden rose’un çook açık mavi sedefli, tek başına birşeye benzemeyen ojesi geldi (bunun da fotosunu sildiğimden numarası yok aklımda, unutmazsam çeker eklerim…)
Bu ikili birleştiğinde bir süper oldu, bir süper oldu… Akıllara zarar… Sanki bok böceğinin üzeri gibi pırıl pırıl, maviden ziyade yeşilimtrak, turkuaz… Öyle böyle değil güzel….
Reklamlar

neon oje-flormar

Temmuz 13, 2010

Oje denince aklıma direkt flormar geliyor, tüm üniversite yıllarımda cart sedefli turuncu ojesinden kaç şişe satın aldığımı hatırlamıyorum bile…

Son bir kaç yıldır ise, sürekli aynı renkleri ile içimi sıkan flormardan uzaklaşıp pastel, sally hansen ve inglot sever oldum. (inglot dediysem sadece mat ojeleri… AMC serisini sevmedim tek kat sürünce renk veriyor ancak tıpır tıpır uçlarından soyuluyor ben de sinir oluyorum, normal ojelerinin muadilleri Türk markalarında da var denemedim bile)

Taa ki bir gün Astoria’da dolanırken flormar’ın dükkanını görene kadar….

Super matte olarak adlandırdıkları ojelerini inglot mat serisine rakip gördüm ve hemen aldım bir kaç renk… Hemen eve koştum, sürdüm ve matlaşmasını bekledim… Mat olmadı tabi =) Ama mat olmamasına rağmen yapısı pek güzeldi… Cream denen türden, bi kat ince bi kat kalın sürünce süpperrrr opak oldu… Neredeyse her rengini aldım (beyaz olandan yeterli verim alamadığımı söylemeden edemeyeceğim, fazla kalın sürülüyor)

Geçenlerde yine yolum düştü (D&R’dan wii oyunlarımı aldığım gün) tam çıkacakken gözüme rengarenk birşeyler çarptı… Neon ve nail art serileri çıkarmışlar.

Fotoğraf makinam benimle birlikte olmadığından çekemiyorum, ama bir an evvel çekip postu güncellemek niyetindeyim.

Neon serisinden; sarı, mavi ve yeşil ojeleri aldım. Nail arttan ise sadece mavi aldım.

Nail artların fırçası ince. Renkli french manicure yapmak için ideal gibi gibi… Ama deneyemedim tabi henüz…

Neonları ise denedim… Sarı olan tam bir felaket, sürdüm ama kurumasını bile beklemeden çıkardım hemen. Tabiri caiz ise yol yol oldu… Mavi olanın rengi gayet hoş, lakin onda da benzer sorun var. Yapıları çok ince bu grubun, başka renk almayı düşünmüyorum şimdilik. 2 kat sürmeden ben oje sürdüm bile demiyor, diplere doğru açık renk kalıyor, fırça süpürüp alıyor resmen ojeyi… Yeşil bildiğimiz ördek başı yeşili modunda… Onun yapısı daha kalın, ama renk fiyasko =) Neden aldım bilemiyorum =)

Bari internetten bir iki foto koyayım dedim ama henüz flormar sitesinde bile yok bu ojeler…

WAU_colored(‘6gwzucgn0u26′, ’00adef0054a6’)

nintendo wii

Temmuz 9, 2010

=) Rabbim…

sen nasıl güzel bir icatsın, sen nasıl bir şahane şeysin, sen nesin?

kaç haftadır alsak mı almasak mı diye bi sürü tereddüt yaşadık, sonra bir an gaza gelip veriverdik siparişi… sonra heyecanla bekleme safhası başladı =)

sevgilim tatildeydi, benim iş yerime geldi, akşam eve zor attım kendimi… o kadar hızlı kuruldu ki anlatamam… sanki 3-5 dakka… konsolla birlikte gelen wii sport resort haricinde başka oyunumuz yok şimdilik. ama o bile bir iki gündür bizi idare ediyor. 

resortte 12 ayrı oyun var, google’dan yardım almadan aklıma geldiği kadarıyla yazacağım. hata olursa affola…

  • masa tenisi
  • bowling
  • okçuluk
  • kano
  • kılıçla dövüş
  • jet ski
  • su kayağı
  • golf
  • frizbi
  • uçaklı birşey

valla 2 tane daha var amma velakin aklıma gelemedi bir türlü…

ilk önce bir mii yaratarak başladım, baya baya bana benzedi üstelik =) sonra oyunları mii ile oynadım…

her oyun gibi bunlar da kolayda zora gidiyor, alıştırma kısmı var oyunların, zaten kontrol sistemi normal bir gamepad olmadığından alıştırma kısmı baya iş görüyor. wii remote ve nançak nasıl tutulur öğrenmek gerekiyor zira…

misal golf oynarken ilk vuruşu hızı falan görmek için topa vurmadan ekrana bakarak yapıp, ardından topa vururken sanki gerçek golf oynar edası ile yere bakıp, topu yerdeymiş gibi varsayınca en süper atış yapılıyor…

hele bir masa tenisi var, akıllara zarar… raketi tutuş şekline göre topa falso veriyor diyorum başaka da birşeycikler demiyorum…

ha bir de tüm bunlar için wii motion plus eklentili remote kullanmak gerekiyor…

alsın herkes diyorum bir de…

mavi mavi masmavi

Mayıs 29, 2010

önce yeşil, şimdi mavi =)

mavi oje bulamıyorum Allah bulamıyorum =(

ya fazla sedefli, ya fazla lacivert… tee aylar evven gabrini diye bir markanın ojesini bulmuştum hasbel kader… böyle tam “bimilyoncu” önünden geçerken kocaman kase içinden bana göz kırpmıştı masmavi masmavi… sonradan keşke 2 tane alsaydım dedirtecek kadar güzel bir mavi, capcanlı… ama sürdükten 2 gün sonra bi daha sürersem “nah bööle olayım” dedirtecek kadar tırnakları maviye boyayan bir oje. yine de atmaya kıyamadığımı belirteyim.

amma velakin 2 gün evvel pastel (ki kendisi pek sevdiğim bir oje markasıdır, hızlı kurur, tırnakları boyamaz, dayanıklıdır, ucuzcuktur…) marka bir mavi gördüm, buldum aldım. henüz çıkarmadım, tırnaklarımı boyar mı bilemiyorum ama boyamayacağını zannediyorum (=

işte bu kadar güzel…

ki kaç gündür bir sürü bulaşık falan feşmekan yıkadım azıcık ucundan ucundan soyuldu o yüzden…

mask of magnaminty

Mayıs 29, 2010

cidden yeşil dev =)

tam da böyle yaz aylarında kullan, cildin ferah ferah olsun, üzerine kremlen, misler gibi ol…

ben öyle ıslak pamukla silinen maskeleri sevemiyorum, ya peel of olacak ya da böyle parmak parmak soyulan şekilde olacak. öteki türlü olursa yok efendim sil, yok yıka, aman yüzün yağlı gibi gibi kalsın…

sonrasında su dışında bişeylerle yıkamaya gerek kalmıyor mom’de… minty olduğundan kelli ferahlık da cabası…

sıkılaşmış, az gözenekli misler gibi cilt işte… daha ne olsun…

dövme mevzusu

Kasım 3, 2009

belki yazmışımdır diye bir an tereddüt ettim vallahi şu yazıya başlarken =) hayır yani o kadar anlatıyorum demek ki bu meseleyi insanlara =) hehehe… bi kere artık dövme sahibi olmak öyle aykırılık falan filan değil…
çılgın gençlik daha görünen yerlerine yaptırıyor, bol bol piercing ile süslüyor anca öyle yapıştırabiliyor o çok istediği “aykırı” etiketini üzerine…

anlatasımın geldiği konu; dövme… aykırılık falan feşmekan değil. ha bu saatte bunu yazacak enerjim ise redbulldan gelmekte. yoksa tabi ki sabahın 5inde kalkıp 7de mağazada olacağım.

bugün bombok bi gün geçirdim, dün de öyleydi, yarın da öyle olabiler. zaten hayatım bok şu sıralar. aldatan sevgili sendromunu atlattım, bunu kutlayacak bir sevdicek olsa yamacımda dadından yinmezdi amma velakin enerjimi anca blog yazarken saçmalayarak atıyorum =) ha şu da var, ekstrem ve can sıkan şeyler insanın yazasını getiriyor. yani neymiş, verim sağlamak için biraz sado-mazo eğilimler şart O_o

dövme diyordum değil mi… şimdi ben dövmelerimi (isim vererek rencide edicem) bebek red cat tattoo Emrah’a yaptırdım. ilki yıllar yıllar evveldi, sanırsam 6 yılı geçti… öyle süper bir dövmeydi ki… sonra soldu azıcık, ben de 2 yeni dövme yaptırmak için ve hazır gitmişken o ilk göz ağrıma da bir elletmek amacıyla yeniden Emrah’a koştum, ki koşmaz olaydım. boka çevirdi. ilk süper dövmemin bir yerine yanlış bir çizik attı, dövmem mahvoldu. bi tanesi zaten sırtımda, göremiyorum. ne kadar kötü olsa da haberim yok… ama ‘ ile ayrılması gereken bir eki ayırmadan yazdı, onu biliyorum. diğer dövmem ise; ben evde mürekkep ve dikiş iğnesi ile yapsam daha özenli olurdu denecek kadar kötü. çizgileri inceli kalınlı, harfler yamuk yumuk…

ohhh anlattım rahatladım. iyi bir dövmeci önerisi bekliyorum artıkın…

bugün de benim manyak iş arkadaşıma kafam bozuldu, insanların ego tatmin yolları bazen beni aşındırıyor, yoruyor. zaten insan sevmiyorum artık şu perakende sektörüne el attığımdan bu yana. bi de böyle şeyler olunca iyice delleniyorum. sakin hayat istiyorum yahu… sesimi duyan yok mu….

curly wurly

Ekim 31, 2009

çok çok ilgünç bir şampuan bu… içinde hindistan cevizi var… köpürtmek için biraz elde suyla yumuşatmak falan gerekiyor falan… ama kolay durulanan sonuç olarak vaad ettiği yumuşaklığı veren bişey. karma komba kullanıyordum, bu denediğim 2. lush şampuanı, bu da ziyadesi ile güzel… kokusu falan da hoş… biraz pahalı gibi ama az kullanınca da yeterince köpürtüyor…