Archive for the ‘kozmetik’ Category

scarab

Eylül 1, 2010
2 gün evvel mürekkep rengi bir oje sürmüştüm, Alix Avien markalı bu şahane oje sanki siyahmış gibi davranan fakat azıcık ışıkta adeta mürekkeple boyanan tırnakları, mavi mavi parlatan, simsiz, opak bir ojecik…. Aslında fotoğraflarını çekerken onun da çekmiştim ve numarası da görünüyordu ancak anlam veremediğim bir sebepten sildim henüz SD karttayk
Yeni bir oje blogu olmasına rağmen pek sevdiğim oje delisi şu linkte göstermiş şahane lacivert ojeyi…
Sonra dün dedim ki; ben bunun üzerine birşeyler süreyim de 2 gün daha kullanayım, nasılsa koyu renk oje çıkarırken anam ağlayacak bari değsin…
Aklıma mavi mavi parlasın diye golden rose’un çook açık mavi sedefli, tek başına birşeye benzemeyen ojesi geldi (bunun da fotosunu sildiğimden numarası yok aklımda, unutmazsam çeker eklerim…)
Bu ikili birleştiğinde bir süper oldu, bir süper oldu… Akıllara zarar… Sanki bok böceğinin üzeri gibi pırıl pırıl, maviden ziyade yeşilimtrak, turkuaz… Öyle böyle değil güzel….
Reklamlar

haftasonu

Temmuz 26, 2010

Haftasonu iki gün tatil yaptım, ki bu benim yıllardır hiç yapmadığım bir olaydı… Hatta neredeyse 1 yıl boyunca hiç haftasonu tatili bile yapmadım… Neyse…

Böyle çook zamanım olunca ne yapacağımı bilemedim. Çamaşır yıkadım 4-5 makine dolusu, ojelerimi düzenledim, sevgilimin ve birlikte yaşadığımız kardeşinin gömleklerini ütüledim, wii’de mario oynadım, uyudum, biraz daha uyudum, the crow’u izledim (ilk kez, evet ilk kez…) sonra manikür yaptım, oje sürdüm…

Manikür yapmadan evvel çıkardığım kahve rengi tırnaklarımın fotoğrafını çektim…

Oje; flormar supermatte M111 ve flormar supershine 40 (bildiğimiz siyah)
iç taraf ise son gözdelerden super neon pembe… nail artlardan birinin fırçasını silip onunla sürdüm… Çıkarmak çok zor oldu, hiç değinmiyorum bile =)

Supermatte serisini pek seviyorum. Hızlı kuruyor, 2 kat yetiyor hatta artıyor. Fakat renk seçeneği pek az ve adı gibi mat değil. Hatta satan kızla “ama bunlar mat değil” konulu hararetli konuşmam sonucunda “supershine gibi parlamıyor ama, mat işte” konulu açıklamalarına ok dedim…
Neyse, renk flormarın sitesinde şöyle;

Fakat benim parmaklarımda ziyadesi ile kahverengi durdu. Böyle, içten içe kırmızı bir kahve ama…
Hangi oje yakışmaz ki bana’yı seve bayıla takip ediyorum tee ne zaman şunu görmüştüm, dedim ki ben kahve-siyah ile yapayım bunu, şimdi pembe iddialı olur…

Sürdüm, kahve-siyah oldum… Bu sefer de pek cansız geldi, dedim renklensin….

Sonuç böyle oldu;

Bugün ise siyah kimliğinde parlament mavisi ojelerim ile bakışıyoruz…

neon oje-flormar

Temmuz 13, 2010

Oje denince aklıma direkt flormar geliyor, tüm üniversite yıllarımda cart sedefli turuncu ojesinden kaç şişe satın aldığımı hatırlamıyorum bile…

Son bir kaç yıldır ise, sürekli aynı renkleri ile içimi sıkan flormardan uzaklaşıp pastel, sally hansen ve inglot sever oldum. (inglot dediysem sadece mat ojeleri… AMC serisini sevmedim tek kat sürünce renk veriyor ancak tıpır tıpır uçlarından soyuluyor ben de sinir oluyorum, normal ojelerinin muadilleri Türk markalarında da var denemedim bile)

Taa ki bir gün Astoria’da dolanırken flormar’ın dükkanını görene kadar….

Super matte olarak adlandırdıkları ojelerini inglot mat serisine rakip gördüm ve hemen aldım bir kaç renk… Hemen eve koştum, sürdüm ve matlaşmasını bekledim… Mat olmadı tabi =) Ama mat olmamasına rağmen yapısı pek güzeldi… Cream denen türden, bi kat ince bi kat kalın sürünce süpperrrr opak oldu… Neredeyse her rengini aldım (beyaz olandan yeterli verim alamadığımı söylemeden edemeyeceğim, fazla kalın sürülüyor)

Geçenlerde yine yolum düştü (D&R’dan wii oyunlarımı aldığım gün) tam çıkacakken gözüme rengarenk birşeyler çarptı… Neon ve nail art serileri çıkarmışlar.

Fotoğraf makinam benimle birlikte olmadığından çekemiyorum, ama bir an evvel çekip postu güncellemek niyetindeyim.

Neon serisinden; sarı, mavi ve yeşil ojeleri aldım. Nail arttan ise sadece mavi aldım.

Nail artların fırçası ince. Renkli french manicure yapmak için ideal gibi gibi… Ama deneyemedim tabi henüz…

Neonları ise denedim… Sarı olan tam bir felaket, sürdüm ama kurumasını bile beklemeden çıkardım hemen. Tabiri caiz ise yol yol oldu… Mavi olanın rengi gayet hoş, lakin onda da benzer sorun var. Yapıları çok ince bu grubun, başka renk almayı düşünmüyorum şimdilik. 2 kat sürmeden ben oje sürdüm bile demiyor, diplere doğru açık renk kalıyor, fırça süpürüp alıyor resmen ojeyi… Yeşil bildiğimiz ördek başı yeşili modunda… Onun yapısı daha kalın, ama renk fiyasko =) Neden aldım bilemiyorum =)

Bari internetten bir iki foto koyayım dedim ama henüz flormar sitesinde bile yok bu ojeler…

WAU_colored(‘6gwzucgn0u26′, ’00adef0054a6’)

mavi mavi masmavi

Mayıs 29, 2010

önce yeşil, şimdi mavi =)

mavi oje bulamıyorum Allah bulamıyorum =(

ya fazla sedefli, ya fazla lacivert… tee aylar evven gabrini diye bir markanın ojesini bulmuştum hasbel kader… böyle tam “bimilyoncu” önünden geçerken kocaman kase içinden bana göz kırpmıştı masmavi masmavi… sonradan keşke 2 tane alsaydım dedirtecek kadar güzel bir mavi, capcanlı… ama sürdükten 2 gün sonra bi daha sürersem “nah bööle olayım” dedirtecek kadar tırnakları maviye boyayan bir oje. yine de atmaya kıyamadığımı belirteyim.

amma velakin 2 gün evvel pastel (ki kendisi pek sevdiğim bir oje markasıdır, hızlı kurur, tırnakları boyamaz, dayanıklıdır, ucuzcuktur…) marka bir mavi gördüm, buldum aldım. henüz çıkarmadım, tırnaklarımı boyar mı bilemiyorum ama boyamayacağını zannediyorum (=

işte bu kadar güzel…

ki kaç gündür bir sürü bulaşık falan feşmekan yıkadım azıcık ucundan ucundan soyuldu o yüzden…

mask of magnaminty

Mayıs 29, 2010

cidden yeşil dev =)

tam da böyle yaz aylarında kullan, cildin ferah ferah olsun, üzerine kremlen, misler gibi ol…

ben öyle ıslak pamukla silinen maskeleri sevemiyorum, ya peel of olacak ya da böyle parmak parmak soyulan şekilde olacak. öteki türlü olursa yok efendim sil, yok yıka, aman yüzün yağlı gibi gibi kalsın…

sonrasında su dışında bişeylerle yıkamaya gerek kalmıyor mom’de… minty olduğundan kelli ferahlık da cabası…

sıkılaşmış, az gözenekli misler gibi cilt işte… daha ne olsun…

curly wurly

Ekim 31, 2009

çok çok ilgünç bir şampuan bu… içinde hindistan cevizi var… köpürtmek için biraz elde suyla yumuşatmak falan gerekiyor falan… ama kolay durulanan sonuç olarak vaad ettiği yumuşaklığı veren bişey. karma komba kullanıyordum, bu denediğim 2. lush şampuanı, bu da ziyadesi ile güzel… kokusu falan da hoş… biraz pahalı gibi ama az kullanınca da yeterince köpürtüyor…

lush-snow fairy =)

Ekim 30, 2009

wuuuuhuuuuuuuu……..
bu nasıl süper bir şey… bu nasıl güzel bir koku… anlatamam… içinde simler de var (şişenin dibinde mavimtrak parlıyor)
şekerli kokan, kokusu banyoyu saran, kolay köpüren, mis gibi temizleyip cildimi kurutmayan süper bir icat…
250 gramını almıştım, şimdi 500 gramını alacağım…

lush

Temmuz 14, 2009

son dönemlerde bir lush sevdası başladı ki bende… evlere şenlik =)

herşeye sahip olma isteğimi nasıl bastırdığımı bilemiyorum… şu an deli gibi flying fox temple balm istiyorum… üşenmesem koşa koşa almaya gideceğim… çok fenaaaaa……

neler kullandığımı yazmak, anlatmak istiyorum…. bayılma sırama göre şeedicem…

1. karma komba katı şampuan: azıcık bile saçlarıma sürünce inanılmaz köpürüyor. böyle kartopu gibi bir köpük oluyor. sonra durulayınca ise, pıt diye akıp gidiyor. gıcır gıcır oluveriyor saçlarım. sonra saçlarıma hiç bir şey sürmesem bile süper kalıyor saçlarım.

2. lemslip: valla ne olduğunu direkt anlatmak zor. duştan sonra sürüyorum her yerime. sonra durulanıyorum. yumuşacık ve mis oluyorum. fazla kokmuyor. ama güzel kokuyor. sonradan bunu yerine almond butter aldım… almond butter de güzel ama lemslip neden en çok istenen listesinde insan anlıyor =) almond butter içinde peeling yapan partiküller var. kaşıyor yani azıcık…

3. karma katı parfüm: neden bilmiyorum ama benden başka kimse sevmedi onu =) biraz ağır hakikaten kokusu. ama şahsen bayılıyorum. lakin farklı karma ürünleri almaktan korkuyorum kimse sevmedi diye. şampuanı da fazla kokmadığından almıştım zaten.

4. veganese saç kremi: karma kombadan çok memnun kaldım. lakin saçlarımı azıcık da olsa sertleştirdi. ben de madem bu adamların şampuanları bu kadar güzel, saç kremini de deniyim. hem başka markaların içinde ne kadar kimyasal olduğu belirsiz ürünleri ile saçlarıma zarar vermem dedim. bir de karma kombadan sonra o süper temizlenmiş/arınmış/durulanmış hissi , anlatamam zaten. neyse gittim bi de saç kremi aldım. ilk kulanımım tam bi faciaydı. normal saç kremi gibi kullandım. saçımdan arındı ama akıl almaz bir yumuşaklık bıraktı. ne şekil verebildim, ne topladığımda toka tuttu… dedim ben bunu bi daha kullanmam muhtemelen. neyse sonradan tekrar deneyince miktar konusunda sıkıntı yaşadığımı fark ettim. şimdi minicik alıyorum elime, bir cm uzunluğunda sıkıyorum diyim… sonra onu iyice ellerime yediriyorum. saçlarıma sürünce, o miktar yetiyor… 

5. fresh farmacy: temizleyici olarak aqua marine ve herbalism’i denedim. ikisini de kullanmak ölüm gibi geldi. ya ben beceremedim, ya da ürünlerin kullanımı zor… bilemiyorum. sonra bunu önerdi satan süper sevimli hatun… sabun gibi olduğundan kullanımı kolay. direkt temizliyor pek anlatacak bişeyi yok aslında. sonrasında temiz cilde krem falan uygulanabilir…

6. neden bu kadar sona bıraktım bilemiyorum… aslında 2. çok kullandığım ürün kendisi… baby face: makyaj çıkarırken kendisini surata sürtüyoruz… gözlere de… zaten değdiği anda eriyor. mis gibi kakao yağı kokusu ile. sonra yumuşak yumuşak masaj yaparak makyajı çözmesine yardımcı oluyoruz. sonra da ıslatılmış pamukla silince ne makyaj, ne bişey… kalmıyor. rimel için azıcık uğraşmak gerektiğinden ben rimelimi önceden ıslak pamukla siliyorum. sonra kalıntılarını babyface ile çıkarıyorum. diadermine makyaj çıkarıcı su ile sildiğim ve temiz-arınmış görünen cildimden bile tonla makyaj artığı çıkardı… ama tabi yağlı bi his bırakıyor. zaman zaman besliyordur diye bırakıyorum onu cildimde, ama genelde sonrasında fresh farmacy ile yıkıyorum. 

7. masaj barı: çok gerekli bir ürün değil. yani olmazsa yaşayamam demiyorum. ama mantıken güzel. bir bloğa eli sürüp sonra onun yağa dönüşmesi, cildin o vıcık vıcık yağı ne de güzel emmesi… hoş şeyler tabi… ama bir sevgili ile tatbik edilmesi daha makbul. e şu an hala aldatılmanın etkilerini atamamışken… sevmiyorum desem yeridir masaj barını.. pıhhhh….

bunların dışında sabunları kullanıyorum. ama teker teker yazmaya ihtiyaç duymuyorum nasılsa insan kokuya göre seçiyor onları =)

ayrıca tester olarak kullandığım şeylerle ilgili yazmak istemiyorum aslında, neticede düzenli kullanım söz konusu değil ama olsun… tek kullanım sonuçlarım da şunlar…

karma krem: fazla yağlı, onun yerine masaj barını kullanmak daha keyifli.

love lettuce: hoş bir temizlik hissi bıraktı, peeling etkisi güzel, ferahlığı hoş. amma velakin hemen sonrasında cildimin 2 ayrı yerinde içi yağ dolu baloncuk oluştu. 

ımmm. ilginç, başka bişey denedim mi bilemedim birden…….

bir de; pudra denemek istiyorum ama kullanabilir miyim bilemiyorum…